Devşirme

warning: Creating default object from empty value in /home/zehirli/domains/zehirli.org/public_html/hurrem/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

BENİ HAKSIZ YERE İDAM ETTİRİYOR

II. Viyana kuşatmasından sonra, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın, İbrâhim Paşa için idam hükmünü verdiğini... Ecel terleri arasında, yılların tecrübesine sahip İbrahim Paşa'nın ise dilinden,

“Beni haksız yere idam ettiriyor. Fakat Sultân'ıma söyleyin: ‘Merzifonlu'yu vazifesi başında tutsun; Devlet-i Âliye'yi bu girdaptan ancak o çıkarır” cümlelerinin döküldüğünü...

Biliyor muydunuz?

Evet, haksız yere idam edildiğine kani olan paşa, millet hayatında devlet adamının ehemmiyetini bildiği için, onun değerine ve lüzûmuna işâret ediyordu. Çünkü, “kaht-ı ricâl (adam kıtlığı)” sıkıntısının ne olduğunu ve yetişmiş insanın, şalgam gibi tarladan toplanmadığını biliyordu.

Beyin göçünün osmanlıca kod adı: DEVŞİRME


Devşirme konusunda yazıp çizen çok oldu. Osmanlıyı tamamen ele geçirdikleri yönetime hakim oldukları vs. vs.

Fakat aynı kişilere bugün Türkiye'ye beyin göçü olsa diye sorulsa en ön saflarda alkış tutarlardı! Beyin göçü nedir? Yabancı sermaye nedir? Yatırım nedir? TV leri açtığınızda bakınız iki yabancı sermaye geldi diye insanlar bayram ediyor. Biri parasal diğeride düşüncesel!

Osmanlı ilk kuruldugu andan itibaren en büyük yatırımını Beyin Göçü üzerine yapmıştır. Zaten yerli türk halkı osmanlı'nın kurduğu medrese ve eğitim yuvalarında eğitimden geçiriliyor ve türk kültürüne sahiplerdi. Ancak farklı toplumlardan olan zeki ve çalışkan cocukların tamamen türk kültürü ile yetişmeleri mevcut medrese ortamları dönemin şartları çerçevesinde yeterli değildi. Dışlanma ve yeteri kadar entegrasyon gerçekleşmemesi nedeni ile panzehir beklenirken ZEHİR olabilirlerdi.

ENDERUN ve HAREM üniversiteleri bu amaçla kurulmuştu. Bugün bu isimlerin bu kadar çok bilinmesi bizzat sarayın kontrolünde olmasındandır. Fakat osmanlı da sadece enderun yoktu! Bugün gördüğünüz her ihtişamlı osmanlı camilerinin avlularında bahçelerinde bir de enderun kadar güçlü eğitim yuvaları mevcuttu. Birilerin maksadı bağcı döğmek olunca onları görmek istemiyorlar

Her neyse..

Osmanlı’da harem ve devşirme saltanatı

Elektronik posta kutuma gelen soruların hatırı sayılır bir bölümünün Osmanlı’da harem ve kadın üzerine olması bir tesadüf olamaz herhalde.

Son zamanlarda bazı internet sitelerinde dolaşan mesajlara göre, Osmanlı padişahlarının hemen tamamı “yabancı” kadınların, cariyelerin çocuklarıymış. Bundan çıkardıkları sonuç, Osmanlı tahtına yabancı kanı karışmış olan şehzadelerin geçirildiği, diğerlerinin öldürüldüğü veya tasfiye edildiği; dolayısıyla da Osmanlı Devleti’nin Türk olmamak bir yana, Türklüğe düşman bir yapı olduğu vs.

Birçok doğruyu ve yanlışı içinde barındıran bu tür yaklaşımların iyi analiz edilmeden olduğu gibi alınması, ciddi bir hazımsızlık yapıyor, zihin fesadına yol açıyor.

Devşir ve eğit!

Küçük girişimcilerimiz en çok eğitim meselesinde tereddüt gösteriyorlar. Görünürde haksız da sayılmazlar. "Eğitiyoruz, sonra başka şirketler kapıyor" diyorlar. Yani "yatırımları" boşa gitmiş oluyor!

Yıllardır bu yanlış düşünceyi yıkmaya çalışıyorum. Evvela, eğitilen her insan şirketini terk etmiyor. (Ediyorsa, başka sebepleri de var.) Sonra, ülkenin eğitilmiş insan kadrosuna katkıda bulunmak herkes için iyi değil mi? Siz de icabında başka şirketlerin eğittiği insanları istihdam edebilirsiniz. Her halükârda eğitilmiş insan "stokunu" artırmada yarar var.

İçeriği paylaş

Son yorumlar

Anket

Muhteşem yüzyıl dizi neden sıkıcı hale geldi?: